EG CAMPUS · EG YAYINCILIK

Türkçe Temelleri

  1. Paragrafta ana düşünce ve çıkarım
  2. Paragrafın yapısı ve cümle sıralama
  3. Cümlede anlam ilişkileri
  4. Yazım ve noktalama: anlamı görünür kılmak

Paragrafta ana düşünce ve çıkarım

1. Paragrafı bir konuşma olarak dinlemek

Bir paragrafı okurken kelimeler arasında kaybolmak kolaydır. Başlangıç için onu kısa bir konuşma gibi düşünün: Birisi bir mesele hakkında konuşuyor ve size belirli bir bakış açısı kazandırmak istiyor. Önce “Hangi mesele üzerinde duruluyor?” sorusunu cevaplayın. Bu cevap çoğunlukla birkaç kelimeden oluşur; yerel müzeler, ders çalışma alışkanlıkları veya dijital arşivler gibi. Konu, metnin ilgilendiği alanı gösterir. Ardından “Bu mesele hakkında bana ne söylüyor?” diye sorun. İkinci cevap artık bir yargı, yani tamamlanmış bir düşünce olmalıdır. Yerel müzeler yalnızca eşya saklamakla yetinmeyip insanların deneyimlerini de görünür kılmalıdır, ifadesi bir ana düşünce adayıdır. Konuyla ana düşünceyi ayrı kutulara yazmak başlangıçta çok yararlıdır. Konu kutusuna tam bir öğüt yazıyorsanız veya ana düşünce kutusuna sadece bir isim koyuyorsanız iki görevi karıştırmış olabilirsiniz. Okuma sırasında bütün cümleleri eşit derecede önemli kabul etmeyin. Bazısı örnek verir, bazısı itiraza cevap verir, bazısı ise konuşmanın yönünü belirler. Bu işlevleri görmek, uzun görünen metni daha kısa ve anlaşılır bir düşünce düzenine dönüştürür.

2. Ana düşünceyi kurmak

Ana düşünceyi bulmak için metni tek bir cümleye indirmeye çalışın. Bu cümle hem başlangıcı hem de sonu açıklayabilmeli, örneklerin neden seçildiğini de gösterebilmelidir. Yalnızca bir ayrıntıyı tekrarlıyorsa kapsamı dardır. Metinde hiç konuşulmayan başka sorunları da içine alıyorsa kapsamı gereğinden geniştir. Örneğin bir paragraf, öğrencilerin ders sonrasında kendi sorularını üretmesinin kavramları anlamalarına yardım ettiğini savunabilir. Bu paragrafın özeti “Soru sormak önemlidir” olduğunda düşüncenin belirleyici ayrıntısı kaybolur. “Öğrencinin öğrendiği konu hakkında soru üretmesi, bilgiyi etkin biçimde işlemesini sağlar” daha isabetlidir. Ana düşünce her zaman ilk ya da son cümlede açıkça bulunmaz; bazen birkaç cümlenin birlikte taşıdığı mesajı kurmanız gerekir. Son cümleyi otomatik olarak doğru kabul etmek yerine diğer cümlelerle ilişkisini sınayın. Bir karşılaştırma, eleştiri veya öneri varsa onun hangi ölçüte dayandığını da özete katın. Ardından kendi özetinizi seçeneklerle karşılaştırın. Seçenekleri önce okumak bazen metne ait olmayan bir fikri zihne yerleştirebilir; bunu fark ettiğinizde metni seçeneklerden bağımsız olarak yeniden özetleyin.

3. Örnek ile mesajı ayırmak

Yardımcı düşünceler ana yargıyı anlaşılır kılan desteklerdir. Bir örnek, tanım veya karşılaştırma okuyucunun ana düşünceye nasıl ulaşacağını gösterir; ancak tek başına bütün paragrafın mesajı olmak zorunda değildir. Bir yazar belediye kütüphanesindeki sessiz salonu, mahalle atölyesindeki çalışma masasını ve okulun açık okuma alanını aynı paragrafta anlatıyorsa bu mekânları birleştiren ortak özelliğe bakın. Belki mesele her öğrencinin çalışma ortamına erişebilmesidir. Seçenekte yalnızca kütüphanelerin öneminin söylenmesi, diğer örnekleri dışarıda bırakabilir. “Bu örnek çıkarılsa savunulan düşünce tamamen değişir mi?” sorusu destek ile ana yargıyı ayırmaya yardım eder. Ana düşünce genellikle örneklerden daha geneldir fakat metnin sınırını aşmaz. Destek cümlelerini küçük etiketlerle işaretleyebilirsiniz: gerekçe, örnek, karşı görüş, sonuç. Bu etiketler konuya ait her cümleyi ana düşünce sanmanızı önler. Ayrıca ana düşünce sorusuyla “hangisine değinilmemiştir” sorusunu karıştırmayın. İkincisinde tek bir destek ayrıntısını bulmak yeterli olabilir; birincisinde bütün metni taşıyan yargı gerekir.

4. Çıkarımda kanıtın sınırı

Çıkarım, metinde aynı kelimelerle yazılmasa bile verilen bilgilerden desteklenebilen sonuçtur. “Atölyeye kayıt için ön bilgi gerekmiyor; ilk oturum temel kavramlarla başlıyor” deniyorsa yeni başlayanların başvurabileceği çıkarılabilir. Fakat bütün katılımcıların kurs sonunda uzman olacağı çıkarılamaz. İkinci yargı kulağa güzel gelse de metinde yeterli dayanağı yoktur. Bu ayrım günlük hayatta bildiğiniz bilgileri kısa süreliğine kenara koymayı gerektirir. Soruda yalnızca parçadan hareketle yanıt isteniyorsa kişisel deneyiminiz ek kanıt sayılmaz. Çıkarımın gücünü dildeki kesinlik belirler. “Bazı” ile “bütün”, “yardım edebilir” ile “garanti eder”, “bu dönem” ile “her zaman” aynı değildir. Metnin olasılıklı ifadesini kesin sonuca çevirmeyin. İki özellik birlikte görülüyor diye biri diğerinin nedeni olmak zorunda değildir. Bir sınıfta gönüllü çalışma saatine katılanların daha yüksek puan aldığını bilmek, tek başına bu saatlerin artışın tek nedeni olduğunu göstermez. Seçeneği doğru bulduğunuzda metindeki hangi bilgiye dayandığını kendi kendinize gösterin. Dayanak bulamıyorsanız seçenek akla yatkın olsa bile bekletin.

5. Çeldiriciyi kanıtla elemek

İyi bir yanlış seçenek tamamen anlamsız olmak zorunda değildir. Genellikle metindeki gerçek bir ayrıntıyı alır ve onu başka bir kapsama taşır. Bir seçenek örneği ana mesaj yerine koyabilir, yazarın karşı çıktığı görüşü ona mal edebilir veya öneriyi zorunluluk gibi sunabilir. Eleme yaparken “Bunu beğenmedim” demek yerine hatanın türünü adlandırın. Daraltma, genişletme, tersine çevirme ve kanıtsız ekleme kullanışlı etiketlerdir. Örneğin metin kitap seçimini yalnızca popülerlik listelerine bırakmamak gerektiğini söylüyorsa “Popüler kitaplar okunmamalıdır” ifadesi görüşü ters bir uç noktaya taşır. Metin başka ölçütlerin de kullanılmasını ister; popüler eserleri bütünüyle yasaklamaz. Olumsuz soru köklerinde son sözcüğü ayrıca kontrol edin: çıkarılamaz, değinilmemiştir, söylenemez. Aranan seçenek bu durumda desteklenen değil, desteklenmeyen yargıdır. Her doğru ayrıntıyı işaretlemeye çalışmak yanlış sonuca götürebilir. Son iki seçenek kaldığında metne dönüp aralarındaki tek farkı bulun. Fark bir kesinlik sözcüğü, özne veya zaman kapsamı olabilir. Bu küçük fark çoğu zaman çözümün asıl gerekçesidir.

6. Kendi okuma kaydınızı oluşturmak

Bu konuya başlarken süre tutmak zorunlu değildir. Önce doğru gerekçeyi kurun; sonra aynı düşünme düzenini daha akıcı kullanmayı hedefleyin. Her alıştırmadan sonra üç kısa kayıt yeterlidir: benim özetim, seçtiğim şıkkın kanıtı ve yanıldıysam yaptığım hata. “Dikkatsizlik” tek başına işe yarayan bir açıklama değildir. Olumsuz kökü kaçırdım, örneği ana düşünce sandım veya bazıyı tüm olarak okudum demek bir sonraki çalışmada neyi kontrol edeceğinizi gösterir. Paragrafı sesli okurken de yargıların ilişkisini koruyun. Özellikle karşıtlık belirten sözcüklerde kısa bir duraklama yapmak metnin yönünü fark etmeye yardım edebilir; fakat ses tonu yazılı kanıtın yerine geçmez. Bir arkadaşınıza metnin mesajını açıklayın ve ondan bu mesaja dayanak olan iki cümleyi göstermesini isteyin. Farklı özetler çıktığında hangisinin bütün cümleleri kapsadığına birlikte bakın. Soruları ezberlemek yerine bu işlemi başka bir metne taşıyabilmeniz önemlidir. Bugün bir açıklamayı doğru anlamanız, bütün sınav Türkçesinin tamamlandığı anlamına gelmez; bu bölüm temel okuma alışkanlığını kurar.

7. Kısa bir uygulama rotası

İlk çalışma turunda kısa metinlerle başlayın. Bir paragrafı okuyup konuyu üç kelimeyle, ana düşünceyi ise bir tam cümleyle yazın. İkinci turda bir destek cümlesini seçin ve hangi yargıyı güçlendirdiğini açıklayın. Üçüncü turda metinde kesinlikle söylenemeyen bir yargı üretin; bunun neden metnin sınırını aştığını belirtin. Bu egzersiz yanlış seçeneklerin çalışma biçimini görünür kılar. Ardından beş şıklı sorulara geçin. Yanıt vermeden önce soru kökünü, yanıt verdikten sonra ise açıklamayı okuyun. Açıklamayla kendi gerekçeniz uyuşmuyorsa doğru işaretlemiş olsanız bile o soruyu yeniden ele alın. Doğru seçenek bazen tahminle bulunabilir; öğrenme ise doğru gerekçeyi başka bir paragrafta yeniden kullanabilmektir. Sonraki gün benzer uzunlukta fakat farklı konuda bir metin seçerek aynı adımları uygulayın. Konunun değişmesi sizi şaşırtıyorsa kelimeye fazla, yargıya az odaklanmış olabilirsiniz. Metni kendi bilginizle tamamlamak yerine önce verileni belirleyin. Bu bölümün sonunda ulaşılacak hedef, hız rekoru kırmak değil, metinden taşmadan açık ve denetlenebilir bir anlam kurmaktır.

Çözümlü örnekler

Bir kültür merkezi ziyaretçiye yalnızca nesnelerin adını değil, o nesnelerin gündelik hayatta nasıl kullanıldığını da anlatıyor. Yazar bunun müzeyi daha anlaşılır kıldığını söylüyor. Konu ve ana düşünce nasıl ayrılır?

Konu müzedeki anlatım yaklaşımıdır. Ana düşünce, nesneleri kullanım bağlamıyla sunmanın müzeyi anlamayı kolaylaştırdığıdır. Sadece nesne adlarını saymak ana mesajı vermez.

Bir öğrenci kulübü üç çevrim içi toplantıdan sonra yüz yüze buluşma düzenliyor. Bu bilgiden kulübün çevrim içi toplantıları başarısız bulduğu çıkarılır mı?

Hayır. Etkinlik biçimleri biliniyor fakat değişimin gerekçesi verilmiyor. Başarısızlık yorumu metne dışarıdan neden ekler.

Sorular ve gerekçeler

Bir okul kütüphanesi raf sayısını artırdı; fakat öğrenciler aradıkları kitabı bulmakta zorlanmaya devam etti. Bunun üzerine kitaplar konu etiketleriyle düzenlendi ve basit bir arama rehberi hazırlandı. Yazar, bir koleksiyonun değerini yalnızca büyüklüğünün değil, kullanılabilirliğinin de belirlediğini vurguluyor. Bu parçanın ana düşüncesi nedir?
  1. Arama rehberi hazırlamak kitap sayısını azaltır.
  2. Kütüphaneyi geliştirmek, kitap sayısının yanında kitaplara erişimi de kolaylaştırmayı gerektirir.
  3. Büyük koleksiyonlarda eski kitaplar kullanılmamalıdır.
  4. Konu etiketleri bütün öğrencilerin kitap okuma isteğini artırır.
  5. Kütüphaneler yalnızca yeni kitap satın alarak gelişebilir.
Yanıt ve gerekçe

B Raf sayısı artışı sorunu tek başına çözmemiş; düzenleme erişimi hedeflemiştir. Ana yargı büyüklük ile kullanılabilirliği birlikte ele alır. Diğer seçeneklerde tek neden, garanti veya metinde olmayan sonuç eklenir.

Kent atölyesi ön bilgi şartı koymuyor. İlk oturumda temel terimler açıklanıyor; sonraki oturumlarda katılımcılar küçük tasarımlar üretiyor. Bu parçadan hangisi çıkarılabilir?
  1. Her katılımcı atölye sonunda profesyonel tasarımcı olur.
  2. İlk oturumda hiçbir kavram öğretilmez.
  3. Atölye yalnızca üniversite mezunlarını kabul eder.
  4. Konuya yeni başlayan kişiler de atölyeye başvurabilir.
  5. Katılımcıların tamamı aynı tasarımı üretir.
Yanıt ve gerekçe

D Ön bilgi gerekmemesi başlangıç düzeyindeki kişilerin katılımına imkân verir. Meslek kazanma, mezuniyet şartı ve ürünlerin aynı olması hakkında bilgi yoktur; temel terimler ilk oturumda açıklanır.

Mahalle arşivinde yalnızca eski fotoğraflar değil, sakinlerin ses kayıtları da saklanıyor. Fotoğraflar bir sokağın görünüşünü, anlatılar ise o sokakta yaşamanın nasıl hissettirdiğini aktarıyor. Arşivin iki malzemeyi birlikte sunması geçmişi farklı yönleriyle anlamaya yardımcı oluyor. Hangisi bu parçadan çıkarılamaz?
  1. Ses kayıtları geçmişi anlatırken fotoğraflardan her durumda daha güvenilirdir.
  2. Arşivde sakinlerin deneyimlerine de yer verilmektedir.
  3. Birlikte sunum geçmişin farklı yönlerini görünür kılabilir.
  4. Arşiv birden fazla türde malzeme kullanmaktadır.
  5. Fotoğraflarla anlatılar farklı bilgiler sunabilir.
Yanıt ve gerekçe

A Parça malzemelerin birbirini tamamlayan yönlerini anlatır; güvenilirlik bakımından genel bir üstünlük kurmaz. Diğer dört seçenek açıkça belirtilen veya doğrudan desteklenen bilgilerdir.

Kısa molalarda telefona bakmak bazı öğrenciler için dinlenme alışkanlığına dönüşüyor. Ancak bu süre içinde de yoğun bildirim takip edenler çalışma masasına döndüklerinde kendilerini hâlâ zihnen meşgul hissedebiliyor. Yazar bu nedenle molanın süresinin yanı sıra nasıl geçirildiğinin de düşünülmesini istiyor. Bu parçanın konusu nedir?
  1. Bildirim yazılımlarının teknik işleyişi
  2. Çalışma masalarının fiziksel tasarımı
  3. Çalışma molalarının nasıl geçirildiği
  4. Üniversitelerde ders sürelerinin belirlenmesi
  5. Telefonların üretim tarihi
Yanıt ve gerekçe

C Konu metnin odaklandığı meseledir; burada çalışma molasının içeriği tartışılır. Ana düşünce ise molanın süresiyle birlikte niteliğinin de önemsenmesi gerektiği yönündeki yargıdır.

Çok satanlar listesi okurun yeni kitaplardan haberdar olmasını sağlar. Bununla birlikte bir kitabın okura uygunluğu, listede kaçıncı sırada olduğundan anlaşılmaz. Okur kendi ilgisini, dil tercihini ve okuma amacını da hesaba katmalıdır. Yazarın yaklaşımı hangisidir?
  1. Kitap seçiminde yalnızca satış sayısı dikkate alınmalıdır.
  2. Çok satan bütün kitaplar okur için zararlıdır.
  3. Listelere giren kitapların dili her okura uygundur.
  4. Okurun ilgi alanı kitap seçiminde hiç rol oynamaz.
  5. Popülerlik listeleri kullanılabilir, ancak kitap seçiminde başka ölçütler de değerlendirilmelidir.
Yanıt ve gerekçe

E Yazar listenin bilgi verme işlevini kabul edip tek ölçüt olarak kullanılmasını eleştirir. Bütünüyle reddetme veya tek ölçüte indirgeme metindeki dengeli yaklaşımı bozar.

Bir ders grubunda bazı öğrenciler kavram haritası hazırlamanın kendilerine yarar sağladığını belirtti. Öğretim görevlisi, isteyenlerin bu yöntemi deneyebileceğini, fakat çalışma biçimini kişisel gereksinimlerine göre seçmeleri gerektiğini söyledi. Hangisi metnin sınırını aşar?
  1. Çalışma biçiminde kişisel gereksinimler önemsenmiştir.
  2. Kavram haritası bütün öğrenciler için en iyi çalışma yöntemidir.
  3. Öğrencilerin aynı yöntemi kullanması zorunlu tutulmamıştır.
  4. Bazı öğrenciler yöntemi yararlı bulmuştur.
  5. Öğretim görevlisi yöntemi denemeye izin vermektedir.
Yanıt ve gerekçe

B Bazı öğrencilerin deneyimi bütün öğrenciler için en iyi yöntem olduğu sonucunu desteklemez. Diğer yargılar parçada verilmiştir. “Bazı” ifadesini “bütün” biçimine genişletmemek gerekir.

Bir kulüpte gönüllü okuma toplantılarına katılanların dönem sonunda daha çok kitap ödünç aldığı görüldü. Kayıtlarda bu öğrencilerin toplantılardan önceki okuma alışkanlıkları bulunmuyor. Bu bilgilerle hangisi kesin olarak söylenebilir?
  1. Toplantılar ödünç alma artışının tek nedenidir.
  2. Toplantıya katılmayanlar kitap okumayı sevmez.
  3. Toplantılar her öğrencinin okuma hızını aynı ölçüde artırmıştır.
  4. Toplantıya katılanların dönem sonundaki ödünç alma sayısı daha yüksektir.
  5. Bütün katılımcılar toplantılardan önce hiç kitap okumuyordu.
Yanıt ve gerekçe

D Kayıtta görülen ilişki ödünç alma sayısıyla ilgilidir. Önceki alışkanlıklar ve başka etkiler bilinmediğinden tek neden veya herkes için etki sonucu kurulamaz.

Bir sözlüğü her bilinmeyen kelimede açıp anlamı okumak, kelimeyi tanımayı kolaylaştırabilir. Ancak öğrenci o kelimeyi kendi cümlesinde kullanmadığında anlamı bağlama taşımakta zorlanabilir. Yazar, sözlük bilgisinin yeni cümleler kurarak kullanılmasını öneriyor. En uygun özet hangisidir?
  1. Kelimenin anlamını öğrenmek, onu bağlam içinde kullanmayla desteklenmelidir.
  2. Bir kelimenin farklı bağlamlarda anlamı daima aynıdır.
  3. Yeni cümle kurmak sözcüklerin yazımını her zaman kusursuzlaştırır.
  4. Sözlük kullanmak kelime öğrenmeye hiçbir katkı sağlamaz.
  5. Bütün kelimeler sözlüğe bakmadan öğrenilmelidir.
Yanıt ve gerekçe

A Yazar anlamı tanıma ile bağlamda kullanma aşamalarını birlikte değerlendirir. Sözlüğü reddetmez; yeni cümle kurmanın yazımı garanti ettiğini de söylemez.

Bir şehirde yürüyüş rotaları haritaya işlendi. Harita yalnızca uzaklıkları değil, basamaklı bölümleri ve dinlenme alanlarını da gösteriyor. Böylece insanlar yolu kendi ihtiyaçlarına göre seçebiliyor. Parçayı en iyi karşılayan başlık hangisidir?
  1. En Uzun Yol Her Zaman En İyisidir
  2. Haritasız Yolculuğun Zorunluluğu
  3. İhtiyaca Göre Yol Seçtiren Haritalar
  4. Şehirlerin Kuruluş Tarihi
  5. Dinlenmenin Yürüyüşü Engellemesi
Yanıt ve gerekçe

C Merkezde farklı rota özelliklerini gösterip kişiye uygun seçim sağlayan harita vardır. Başlık hem aracı hem amacını korur; diğerleri konu dışı veya parçanın tersidir.

I. Bir öğretici metin, terimleri açıklayarak okurun konuya girişini kolaylaştırmalıdır. II. Bir öğretici metin, yalnızca terim açıklamakla yetinmeyip okurun düşünmesini sağlayan uygulamalar da sunmalıdır. Bu iki yargının ilişkisi hangisidir?
  1. İki yargı bütünüyle aynı şeyi söyler; ek bir vurgu yoktur.
  2. İki yargı öğretici metinlerin hiç terim kullanmamasını savunur.
  3. İkinci yargı terim açıklamayı tamamen gereksiz bulur.
  4. Birinci yargı uygulamaların yasaklanmasını ister.
  5. İkinci yargı, birincideki işlevi dışlamadan ek bir gereklilik getirir.
Yanıt ve gerekçe

E II, terim açıklamayı kabul eder fakat yeterli görmez; uygulama gereğini ekler. Bu genişletme terim açıklamanın reddi veya iki cümlenin birebir özdeşliği değildir.

Bir yazar, öğrenmenin günlük hayattaki küçük sorularla da başlayabileceğini söylüyor. Ardından bir öğrencinin köprülerin neden farklı biçimlerde yapıldığını merak ederek araştırmaya başlamasını anlatıyor. İkinci cümlenin işlevi nedir?
  1. İlk yargıyı yanlışlayan deney sonucu sunmak
  2. İlk yargıyı somut bir örnekle desteklemek
  3. Bütün öğrencileri mühendislik okumaya çağırmak
  4. Bir köprü yapım prosedürü öğretmek
  5. Öğrenmenin yalnızca okulda olduğunu kanıtlamak
Yanıt ve gerekçe

B Öğrencinin merakı ilk yargının günlük soru üzerinden öğrenmeye başlama örneğidir. Teknik prosedür, yönlendirme veya karşı kanıt verilmemiştir.

Bir öğrenci çalışma planında pazartesi gününü kaynak taramasına, çarşamba gününü taslak yazımına, cuma gününü ise geri bildirim sonrası düzeltmeye ayırmıştır. Planın uygulanıp uygulanmadığı hakkında başka bilgi yoktur. Hangisi kesin olarak çıkarılabilir?
  1. Öğrencinin aldığı geri bildirim tamamen olumludur.
  2. Öğrenci cuma günü bütün çalışmasını bitirmiştir.
  3. Kaynak taraması mutlaka pazartesi tamamlanmıştır.
  4. Öğrenci düzeltme aşamasını taslak yazımından sonraya planlamıştır.
  5. Taslak yazımı kaynak taramasından önce planlanmıştır.
Yanıt ve gerekçe

D Planın verdiği sıralama çarşamba taslak, cuma düzeltmedir. Planın gerçekleştiği ve geri bildirimin niteliği belirtilmez. Planlanan ile yapılmış olanı ayırmak gerekir.

Kaynaklar

Paragrafın yapısı ve cümle sıralama

1. Cümleler neden bu sırada?

Bir paragrafın cümleleri aynı konuyu anmakla birlikte rastgele yan yana getirilemez. Okur, ilk cümleden belirli bir bilgi alır; sonraki cümleler bu bilgiye dayanır ve düşünceyi ilerletir. Yapı sorularında bu ilerlemeyi görmeniz istenir. Başlangıç cümlesi çoğu zaman konuşulacak meseleyi kurar. Geliştirme cümleleri açıklama, örnek, gerekçe veya karşılaştırma getirir. Sonuç cümlesi ise önceki cümlelerde hazırlanan düşünceyi bağlar. Bunlar katı bir uzunluk formülü değildir. Her paragrafın eşit sayıda giriş, gelişme ve sonuç cümlesi olması gerekmez; çok kısa bir paragrafta işlevler iç içe geçebilir. Bu nedenle cümleleri numaralarına göre değil görevlerine göre inceleyin. Bir başlangıç adayı, önceki bir cümleyi bilmeden anlaşılabiliyor mu? Bir sonuç adayı, metinde hiç hazırlanmış olmayan yeni bir ana mesele açıyor mu? Bu sorular sıralamayı daraltır. Yapıyı incelerken konu bilgisi ile dil bağlantısını birlikte kullanın. Bir cümle genel düşünceyi sürdürüyor olsa bile öznesi veya gönderme sözcüğü henüz açıklanmamışsa o konumda duramayabilir.

2. Gönderme sözcükleri bağlantı kurar

“Bu yöntem”, “böyle bir karar”, “söz konusu çalışma” gibi ifadeler okuru önceki bir bilgiye yönlendirir. Bunları gördüğünüzde gönderme yapılan şeyin nerede tanıtıldığını bulun. Örneğin “Bu düzenleme, sessiz çalışma isteyenlere yardımcı oldu” cümlesinden önce bir düzenlemenin anlatılmış olması beklenir. Eğer önceki cümlede yalnızca binanın tarihi söyleniyorsa bağlantı zayıftır. Ancak tek bir sözcüğü mekanik kurala dönüştürmeyin. “Bu şehirde yaşamın ritmi farklıdır” cümlesi, bağlamı kendi içinde yeterli kurulan başka bir metinde giriş olabilir. Esas ölçüt dışarıda kalan ve henüz açıklanmayan bir bilgiye zorunlu ihtiyaçtır. Sıralama sorularında önce güçlü ikililer oluşturun. Yöntemi tanıtan cümle ile “bu yöntem” diye devam eden cümle bir çift olabilir. Sonra çiftin paragraftaki yerini belirleyin. Zamirlerin öznesini de kontrol edin: onlar kim, burada neresi, bunun sonucu ne? Aynı isim tekrar etmese bile anlam bağlantısı devam edebilir. Gönderme sözcüklerini takip etmek, kelime tekrarına dayalı tahminden daha güvenilir bir okuma yolu sunar.

3. Zaman sırası ve gerekçe sırası

Olaya dayalı metinlerde önce hazırlık, sonra uygulama, ardından sonuç anlatılabilir. “Önce”, “ardından” ve “sonunda” gibi ifadeler bu sırayı açıkça gösterebilir. Fakat bütün paragraflar kronolojik değildir. Bir düşünce paragrafı önce sonucu söyleyip sonra nedenini açıklayabilir; bir yazar önce eleştiriyi verip ardından örneklerle gerekçelendirebilir. Bu yüzden cümlede geçen tarih veya saat tek başına yeterli ölçüt değildir. Olay sırasının gerçekten anlatılan ilişkinin omurgası olup olmadığını değerlendirin. Üç cümle düşünün: öğrenciler ölçüm yaptı, önce ölçüm araçları tanıtıldı, sonuçlar ortak tabloda karşılaştırıldı. Burada araçların tanıtılması ölçümden, karşılaştırma ise ölçümden sonra gelmelidir. Başka bir metinde “Ortak tablo farklılıkları görünür kıldı” başlangıç cümlesi olabilir ve ölçüm süreci sonradan anlatılabilir. Sorunun verdiği cümlelerdeki işaretler doğru düzeni belirler. Sıralamayı kurduktan sonra bir kez kesintisiz okuyun. Sadece her iki cümlenin ayrı ayrı anlaşılması yetmez; bütünün ilerlemesi de anlaşılır olmalıdır. Yeni bilginin önceki bilgi üzerine kurulup kurulmadığını kontrol edin.

4. Boşluğa cümle yerleştirmek

Bir cümle ekleme sorusunda yalnızca boşluktan önceki cümleye bakmak yetersizdir. Eklenecek cümlenin hem sol komşusuyla hem sağ komşusuyla çalışması gerekir. Sağdaki cümle “Buna rağmen” ile başlıyorsa öncesinde beklenmedik sonuca zemin hazırlayan bir durum bulunmalıdır. Sağdaki cümle “Örneğin” diyorsa boşluğu dolduran ifade örneğin bağlı olduğu genel yargıyı sağlayabilir. Önce paragrafın ana yönünü bir cümleyle kurun. Sonra boşluğun eksik görevini belirleyin: tanım mı gerekiyor, karşıtlık mı kurulacak, sonuç mu bağlanacak? Seçenekleri bu göreve göre deneyin. Bir seçenekte konuyla ilgili aynı sözcüklerin geçmesi onun doğru yerleşeceğini göstermez. Çalışma masalarından söz edilen bir paragraftaki boşluğa masa üretiminin tarihini koymak kelime bakımından uygun, düşünce bakımından kopuk olabilir. Ekleme sonrasında gönderme sözcüklerini yeniden izleyin. “Bu ihtiyaç” ifadesinin işaret ettiği ihtiyaç artık açık mı? Özne değişimi okuyucuyu belirsizlikte bırakıyor mu? Her iki yöndeki bağlantı kuruluyorsa ve ana düşünce korunuyorsa seçeneğin gerekçesi güçlenir.

5. Konu dışı cümle ve paragraf bölme

Konu dışı cümle, başka bir dünyadan gelmiş gibi görünmek zorunda değildir. Metnin genel alanıyla ilişkili olabilir ama o paragrafın özel düşünce çizgisine katkıda bulunmaz. Şehirde güvenli yaya yollarını anlatan bir paragrafta şehrin tarihî adından söz etmek şehir konusuna bağlıdır; yaya yolunun güvenliği ve kullanımı bağını ise kesebilir. Cümleyi çıkarıp metni yeniden okuyun. Önceki ve sonraki cümleler daha açık bir ilişki kuruyorsa ve önemli bir gerekçe eksilmiyorsa dışarıda bırakma adayı güçlüdür. Paragrafı ikiye ayırma sorusunda farklı bir görev vardır. İkinci paragraf yeni bir düşünce odağı açmalı; önceki cümlelerin ayrıntısını yalnızca sürdürmemelidir. Bir metin önce sesli kitapların erişim avantajlarını, ardından seslendirme üretiminin teknik aşamalarını anlatıyorsa odak değişimi bölüm sınırı oluşturabilir. Yeni odak çoğu zaman bir karşılaştırmayla veya yeni özneyle başlar. Ancak bağlaç görmek tek başına yeterli değildir; “ayrıca” aynı odaktaki ek bilgiyi de bağlayabilir. Bölme kararını cümle numarasıyla değil, hangi soruya cevap verilmeye başlandığıyla açıklayın.

6. Sıralamayı küçük kanıtlarla kurmak

Dağınık beş cümleyi tek hamlede sıralamaya çalışmak zorunda değilsiniz. Önce önceki bilgiye ihtiyaç duymayan giriş adaylarını bulun. Ardından açıklama ile gönderme, genel yargı ile örnek, olay ile sonuç gibi güçlü bağlantıları işaretleyin. Her bağlantının gerekçesini küçük bir notla yazın. “İkinci cümle üçüncüyü takip eder” yerine “Üçüncü cümlede araç tanıtılıyor; ikinci cümlede bu aracın kullanımı anlatılıyor” demek düşünceyi görünür kılar. Oluşturduğunuz zinciri seçeneklerle karşılaştırın; sadece bir cümlenin yerini doğru bulmak bütün seçenek için yeterli değildir. İki sıralama kaldığında farklı duran cümlelerin komşularına odaklanın. Son olarak paragrafı baştan sona okuyun ve zamir, bağlaç, zaman ve özne tutarlılığını kontrol edin. Başlangıçta bu işlem yavaş olabilir. Yavaşlık, doğru ilişkinin kurulduğu öğrenme aşamasında bir eksik değildir. Aynı sorunun sırasını ezberlemek yerine başka konuda bir paragraf kurmayı deneyin. Bir notunuzu beş cümleye ayırıp karıştırmak, bağlantıları gerçekten anlayıp anlamadığınızı görmenin basit bir yoludur.

7. Yapı becerisini günlük çalışmaya taşımak

Ders notu yazarken de aynı yapıyı kullanabilirsiniz. Önce anlatacağınız kavramı tanıtın, ardından neden önemli olduğunu açıklayın ve en sonunda bir örnek ya da sonuçla bağlayın. Daha sonra notunuzdaki her cümleyi başka birinin anlayabileceği sırada olup olmadığı açısından kontrol edin. “Bu” dediğinizde neyin kastedildiğini sadece siz biliyorsanız cümleyi açın. “Çünkü” ile başlayan bir bölümün gerçekten gerekçe verdiğinden emin olun. Bu düzenleme, yapı sorularını çözmek için yaptığınız incelemeyi üretme becerisine dönüştürür. Alıştırma sonunda açıklamayı okuyup kendi kurduğunuz bağlantıyla karşılaştırın. Doğru şıkkı bulduğunuz hâlde nedenini yalnızca tahmin etmişseniz öğrenme kaydında bunu belirtin. Bir sonraki turda aynı bağlantı türünü farklı bir metinde arayın. Süreli yarışmada bütün cümleleri hızlıca gözden geçirmek çekici olabilir; yine de son kararın en az iki açık bağlantısı bulunmalıdır. Bu bölümün başarısı tek bir sıralamanın ezberlenmesiyle ölçülmez. Öğrencinin yeni bir metinde başlangıcı, ilerleyişi ve sonuç ilişkisini açıklayabilmesi daha anlamlı bir kazanımdır.

Çözümlü örnekler

I. Bu listedeki kavramları üç gruba ayırdılar. II. Öğrenciler zorlandıkları kavramları bir listeye yazdı. III. Ardından bu üç grubun her birinden bir kavram seçtiler. Sıra nasıl kurulur?

II–I–III: önce liste oluşturulur, sonra listedeki kavramlar üç gruba ayrılır; son cümlede bu üç grup tanıtılmış olduğu için her birinden seçim yapılabilir. Gönderme zinciri tek sırayı destekler.

Bir paragraf önce kütüphanenin sessiz alanlarının yararını, sonra kitapların onarım süreçlerini anlatıyorsa bölme yeri nasıl bulunur?

Sessiz alanların etkisinden kitap onarımının aşamalarına geçilen cümle yeni odağı başlatır. İki bölümün ikisi de kütüphane hakkında olsa da cevap verdikleri sorular farklıdır.

Sorular ve gerekçeler

I. Son olarak etiketlenen kitaplar ilgili raflara yerleştirildi. II. Önce bütün kitaplar masalara çıkarıldı. III. Ardından masalardaki kitaplara konu etiketleri takıldı. Numaralanmış cümlelerin işlem sırasına uygun düzeni hangisidir?
  1. III–II–I
  2. I–II–III
  3. III–I–II
  4. II–III–I
  5. II–I–III
Yanıt ve gerekçe

D Önce çıkarma, ardından etiketleme ve son olarak raflara yerleştirme yapılır. I etiketlenmiş kitaplardan söz ettiği için III sonrasında gelmelidir.

Aşağıdaki cümlelerden hangisi, kendinden önceki bir bilgiye ihtiyaç duymadan bir paragrafın konusu olarak başlanabilecek biçimdedir?
  1. Kent parkları, farklı yaş gruplarının ortak kullanabildiği alanlardır.
  2. Bu nedenle söz konusu park yeniden tasarlandı.
  3. Sözü edilen kararın ardından ikinci aşamaya geçildi.
  4. Oysa bu tasarım bütün sorunları çözmedi.
  5. Bu alanın böyle kullanılmasını onlar da istemişti.
Yanıt ve gerekçe

A Doğru cümle konuyu kendi içinde tanıtır. Diğerlerinde bu nedenle, bu tasarım, bu alan veya sözü edilen karar gibi açıklanmamış önceki bilgiye gönderme vardır.

I. Gönüllüler mahalledeki eski sokak adlarını araştırdı. II. ---- III. Bu harita, eski adlarla bugünkü adları birlikte gösteriyordu. Boşluğa hangi cümle getirilmelidir?
  1. Mahalleye taşınanların sayısı yazın arttı.
  2. Eski sokak adları her zaman aynı anlamı taşımayabilir.
  3. Araştırmada bulunan adları güncel sokak planına işleyerek bir harita hazırladılar.
  4. Bazı sokakların kaldırımları geçen yıl yenilenmişti.
  5. Araştırmacılar arasında farklı yaşlardan kişiler vardı.
Yanıt ve gerekçe

C III cümlesindeki bu harita için bir haritanın tanıtılması gerekir. Doğru seçenek araştırmanın bulgusunu haritaya dönüştürerek I ile III arasında iki yönlü bağlantı kurar.

I. Bir okuma salonunda masa lambaları yenilendi. II. Yeni lambalar ışığın doğrudan çalışma yüzeyine yönelmesini sağladı. III. Kütüphane binası uzun yıllar önce belediyeye devredilmişti. IV. Böylece salondaki çalışma yüzeyleri eskisine göre daha dengeli aydınlatıldı. Hangi cümle bu paragrafın özel düşünce çizgisini bozar?
  1. II
  2. IV
  3. I
  4. Hiçbiri
  5. III
Yanıt ve gerekçe

E I–II–IV aydınlatma düzenlemesi ve sonucu etrafında ilerler. III binanın devrine geçer; metindeki ışık düzenlemesini açıklamaz. Çıkarıldığında II ile IV bağlantısı doğrudan kurulur.

I. Sesli kitaplar yolculuk sırasında da kullanılabilir. II. Ekrana bakmayı gerektirmedikleri için başka koşullarda dinleme imkânı sunarlar. III. Okurun yaşamına farklı bir erişim yolu eklerler. IV. Bir sesli kitabın üretiminde önce okunacak metin seçilir. V. Ardından seslendirme ve kayıt düzenleme aşamaları yürütülür. Parça iki paragrafa ayrılacaksa ikinci paragraf hangi cümleyle başlamalıdır?
  1. I
  2. IV
  3. V
  4. III
  5. II
Yanıt ve gerekçe

B İlk üç cümle sesli kitabın kullanıcıya erişim avantajını anlatır. IV üretim aşamalarına geçerek yeni odağı açar. V, IV başlayan bu yeni açıklamayı sürdürür.

I. Hesaplanan bu ortalama değerler ortak bir tabloya yazıldı. II. Ölçüm tamamlandıktan sonra veriler bilgisayara aktarıldı. III. Bilgisayara aktarılan bu verilerden ortalama değerler hesaplandı. Cümleler anlamlı sıralandığında doğru düzen hangisidir?
  1. III–II–I
  2. II–I–III
  3. I–II–III
  4. II–III–I
  5. I–III–II
Yanıt ve gerekçe

D Önce veri aktarılır; bu verilerden değer hesaplanır; elde edilen değerler tabloya yazılır. I hesaplanmış değerleri, III ise II tanıtılan aktarılmış verileri gerektirir.

“Çalışma ortamını düzenlemenin farklı yolları vardır.” cümlesinden sonra “Örneğin ışığı uygun hâle getirmek ve sık kullanılan araçları yakına koymak bunlardan ikisidir.” deniyor. İkinci cümle birinciyi nasıl geliştirir?
  1. Genel yargıya somut uygulamalar ekler.
  2. Çalışma ortamı kavramını tarihsel sıraya koyar.
  3. İlk cümledeki önerilerin hepsini iptal eder.
  4. Birinci cümlenin karşıtını savunur.
  5. Sonuçların tamamını sayısal veriyle kanıtlar.
Yanıt ve gerekçe

A Örneğin ifadesinden sonra genel düzenleme yargısına iki uygulama eklenmiştir. Tarih, sayısal kanıt veya karşıt yargı yoktur.

Bir paragraf, öğrencilerin notlarını ortak bir başlık sisteminde düzenlediğini, bu sayede aranan kavramın daha kolay bulunduğunu ve tekrar sırasında daha az dağınıklık yaşandığını anlatıyor. En uygun sonuç cümlesi hangisidir?
  1. Şimdi de dersliklerin mimari özelliklerini incelemek gerekir.
  2. Üniversitenin kuruluş tarihi ayrı bir araştırma konusudur.
  3. Böylece düzenli başlıklar, notların kullanılmasını kolaylaştıran bir araç hâline geldi.
  4. Başlık sistemleri ilk kez matbaanın icadından önce kullanılmıştı.
  5. Bundan sonra bütün öğrenciler aynı derste en yüksek notu alacaktır.
Yanıt ve gerekçe

C Doğru sonuç not düzenlemesi ile kullanım kolaylığını birleştirir. Diğerleri yeni konu açar veya açıklanmamış başarı garantisi ekler.

I. Bu yan yana paylaşım sayesinde her ekibin aynı durum için hangi çözümü önerdiği görüldü. II. Önce bütün ekiplere aynı kısa durum metni verildi. III. Bu çözümler daha sonra ortak panoda yan yana paylaşıldı. IV. Ekipler verilen metne uygun birer çözüm önerisi yazdı. Doğru sıra hangisidir?
  1. III–II–IV–I
  2. IV–II–I–III
  3. II–III–IV–I
  4. II–IV–I–III
  5. II–IV–III–I
Yanıt ve gerekçe

E Durum metni verilir, çözümler yazılır, bu çözümler panoda paylaşılır ve böylece karşılaştırma mümkün olur. III çözümleri, I ise yan yana paylaşımın sonucunu gerektirir.

I. Araştırmacılar kırılgan örnekleri ayrı kutulara yerleştirdi. II. Bu kutuların üzerine taşırken dikkat edilmesini isteyen etiketler yapıştırdı. III. Araştırmada kullanılan belgeler farklı yıllara aitti. IV. Kutu boyutları depodaki raflara uygun seçilmişti. Hangi iki cümle arasında kutuların tanıtılması ve «bu kutular» ifadesiyle onlara gönderme yapılması bakımından doğrudan bağlantı vardır?
  1. III ve IV
  2. I ve II
  3. II ve III
  4. I ve IV
  5. I ve III
Yanıt ve gerekçe

B I kutuları tanıtır; II bu kutular diyerek aynı nesnelere açıkça gönderme yapar. I–IV aynı alanı paylaşır fakat soruda aranan tanıtım ve bu kutular göndermesi II ile kurulur.

I. Gönüllüler sahildeki atıkları türlerine göre ayırdı. II. Bu ayrım, hangi malzemenin daha çok biriktiğini göstermeyi amaçlıyordu. III. Sahil kasabasında yazlık ev fiyatları geçen yıl yükselmişti. IV. Ekip daha sonra ayırdığı atıkların miktarını kaydetti. III çıkarılırsa ne olur?
  1. Metnin atıklarla ilgili tek bilgisi kaybolur.
  2. Ekip üyelerinin isimleri açıklanmış olur.
  3. Atıkların hiç ayrılmadığı anlaşılır.
  4. Atık ayırma işlemi ve bu işlemin amacı etrafındaki anlatım daha bütünlüklü olur.
  5. Paragraf yalnızca ev fiyatlarını anlatmaya dönüşür.
Yanıt ve gerekçe

D I, II ve IV atık ayırma ve kaydetme sürecinde birleşir. III aynı sahili anmasına rağmen farklı ekonomik konuya geçer. Çıkarılması özel düşünce odağını korur.

“Atölye küçük bir odada başladı. ---- Buna rağmen katılımcılar malzemeleri sırayla kullanarak çalışmalarını sürdürdü.” Boşluğa hangisi gelmelidir?
  1. Odadaki araç sayısı bütün katılımcıların aynı anda çalışmasına yetmiyordu.
  2. Malzemeler her katılımcıya ayrı ayrı ve fazlasıyla dağıtılmıştı.
  3. Atölye planlanan saatten önce tamamlanmıştı.
  4. Odanın duvarında eski bir şehir haritası bulunuyordu.
  5. Katılımcıların hepsi birbirinden farklı şehirlerde yaşıyordu.
Yanıt ve gerekçe

A Buna rağmen ifadesi çalışmanın sürmesini zorlaştırabilecek bir durum bekler. Araç yetersizliği hem bu karşıtlığı hem de sırayla kullanma çözümünü hazırlar.

Kaynaklar

Cümlede anlam ilişkileri

1. Bir yargıyı parçalamak

Cümlede anlam çalışması, yalnızca tanım ezberleme işi değildir. Her cümlede kim veya ne hakkında, hangi yargının ve hangi ilişkiyle söylendiğini görmeye çalışırsınız. Önce temel yargıyı bulun. “Toplantı erkene alındığı için öğrenciler hazırlıklarını öğleden önce tamamladı” cümlesinin temel olayı hazırlığın tamamlanmasıdır. Diğer bölüm bunun gerekçesini verir. İki bölümün görevini ayırınca neden-sonuç ilişkisi görünür olur. Bir cümle tek başına bir bilgi verebilir veya başka cümlenin açıklaması olabilir. Bu yüzden yargıyı komşusundan koparmamaya dikkat edin. “Bu nedenle” ifadesinin öncesinde hangi durumun yer aldığını bilmeden ilişkinin tamamını değerlendiremezsiniz. Başlangıçta uzun cümleleri küçük çizgilerle ayırın: durum, ilişki, temel yargı. Ardından aynı anlamı daha kısa bir cümleyle söyleyin. Kısaltma yaparken özne, olumsuzluk ve zaman değişirse cümlenin anlamı da değişebilir. Hedef cümleyi küçültmek değil, düşüncenin yapısını kaybetmeden anlaşılır hâle getirmektir. Bu alışkanlık ilerleyen paragraf sorularında cümlelerin birbirine nasıl bağlandığını görmenizi de kolaylaştırır.

2. Neden ve amaç farklı sorulara cevap verir

Neden-sonuç ilişkisi, bir durumun hangi gerekçeyle ortaya çıktığını bildirir. “Salon dolduğu için etkinlik bahçeye taşındı” cümlesinde doluluk bir gerekçedir. Amaç-sonuç ilişkisinde ise eylemin ulaşmak istediği hedef bulunur. “Daha çok kişinin katılabilmesi için etkinlik bahçeye taşındı” cümlesinde hedef katılımın artırılmasıdır. İki cümlede de “için” geçmesi aynı ilişkiyi kurdukları anlamına gelmez. Neden için “hangi sebeple?”, amaç için “ne hedeflenerek?” sorusunu deneyin. Amaç gerçekleşmiş olmak zorunda değildir. Bir öğrenci kavramları daha iyi hatırlamak için özet hazırlayabilir; bu cümle özetin gerçekten bütün kavramları hatırlattığını kanıtlamaz. Neden cümlesinde de açıklanan gerekçenin dünyadaki tek neden olduğu söylenmiş olmayabilir. Dilin verdiği kapsamı koruyun. Amaç genellikle henüz ulaşılmak istenen durum, gerekçe ise eylemi açıklayan durum olarak okunur; ancak bu ayrım sadece zaman eklerine bakılarak çözülemez. Eylemin hangi rolü oynadığı önemlidir. Seçenek değerlendirirken hem ilişki türünü hem de neden veya amaç olarak gösterilen bölümün doğru belirlenip belirlenmediğini kontrol edin.

3. Koşul ile zamanın sınırı

Koşul cümlesi bir yargının gerçekleşmesini başka bir durumun sağlanmasına bağlar. “Başvuru formunu tamamlayanlar atölyeye katılabilir” cümlesinde formu tamamlama katılım için belirtilen şarttır. “Atölye başlayınca salon sessizleşti” ise olayların zaman ilişkisini anlatabilir; her zaman bir kabul koşulu bildirmez. Bir ekin görünmesi ilişkiyi otomatik belirlemez. Cümlede gerçekten “bu olmazsa söylenen durum hangi anlamda gerçekleşmez?” sorusunun karşılığına bakın. Koşulları tersine çevirmek sık yapılan bir hatadır. “Raporu teslim edenler görüşmeye alınır” bilgisi, görüşmeye alınan herkesin yalnızca bu yoldan geldiğini söylemeyebilir; cümlede başka yolların dışlandığı açıkça belirtilmemiş olabilir. Sınav sorularında daha kesin çıkarım istenirse “yalnızca” ve “ancak” gibi sınırlandırıcı ifadelere dikkat etmek gerekir. Bu bölümde günlük dildeki ilişkiyi anlamayı hedefliyoruz; biçimsel mantığın bütün kurallarını tamamladığımızı iddia etmiyoruz. Önce şartın ne olduğu, hangi yargıyı sınırladığı ve kapsamın ne kadar güçlü olduğu anlaşılmalıdır. Ardından seçeneklerde bu üç unsurun korunup korunmadığını sınayabilirsiniz.

4. Öznel ve nesnel yargı

Öznel yargı kişisel değerlendirme, beğeni veya yorum içerir. “Bu odanın en huzurlu yeri pencere kenarıdır” cümlesinde huzurlu olma ölçütü kişiden kişiye değişebilir. Nesnel yargı ise doğruluğu ya da yanlışlığı kişisel beğeniye göre değişmeyen, kanıtla araştırılabilen bir iddiadır. “Odanın üç penceresi vardır” sayım veya kayıtla sınanabilir. Nesnel olması bir cümlenin mutlaka doğru olması demek değildir. Odanın aslında iki penceresi bulunursa iddia yanlış olur; yine de kişisel beğeniye dayalı öznel bir cümleye dönüşmez. Sayı içeren her cümle de otomatik olarak bütünüyle nesnel değildir. “Yirmi bölümden oluşan bu eşsiz roman herkesi büyüler” ifadesinde bölüm sayısı araştırılabilirken eşsiz ve herkesi büyüler sözleri değerlendirme taşır. Soruda yargının tamamının kişisel yorum içerip içermediği soruluyorsa bütün cümleyi inceleyin. Bir cümlenin başındaki “bence” açıklayıcı ipucu olabilir; fakat öznel yargının bu sözcüğü taşıması zorunlu değildir. Olguyla yorumun aynı cümlede bulunabildiğini görmek, özellikle haber ve tanıtım metinlerini daha dikkatli okumanıza yardım eder.

5. Karşılaştırma, karşıtlık ve yakın anlam

Karşılaştırma iki varlığı, durumu veya düşünceyi belirli bir ölçüt bakımından yan yana getirir. “Yeni salon eski salondan daha aydınlık” cümlesinde ölçüt aydınlıktır. Yalnızca iki nesnenin adını anmak karşılaştırma kurmaz. Karşıtlıkta ise birbiriyle uyuşmayan yönler veya beklentiyi bozan durumlar bulunur. “Yol uzundu ama sohbet sayesinde yorucu gelmedi” cümlesinde beklenen yorgunluk ile yaşanan deneyim arasındaki ayrım vurgulanır. Yakın anlamlı cümleleri karşılaştırırken kullanılan kelimelere değil iletilen mesaja bakın. “Bir eserin kalıcı olması yalnızca çok satmasına bağlı değildir” ile “Satış sayısı, bir kitabın zaman içinde değerini koruyacağını tek başına göstermez” benzer yönü taşır. “Çok satan kitapların hiçbir değeri yoktur” ise aynı anlamda değildir; olumsuzluğu gereğinden fazla genişletir. Yakınlık, her ayrıntının birebir aynı olmasını gerektirmese de ana yargının yönünü ve temel sınırını korumalıdır. İki cümleyi kendi sözlerinizle kısaltıp aynı soruya aynı cevabı verip vermediklerine bakın. Karşıt anlam için de yalnızca biri olumlu diğeri olumsuz görünüyor diye karar vermeyin; gerçekten aynı konu ve ölçütte çelişmeleri gerekir.

6. Öneri, varsayım ve kesinlik

Öneri bir davranışın yapılmasını uygun görür; geleceğin garanti edildiğini bildirmez. “Bu kavramı bir çizimle açıklamayı denemelisin” cümlesi çalışma yolu sunar. Varsayım, gerçek olduğu ileri sürülmeden bir durumun kabul edilip düşüncenin onun üzerinden sürdürülmesidir. “Diyelim ki kütüphane bir hafta kapanacak” ifadesi olası bir senaryo açar. Tahminde ise belirli ipuçlarından hareketle ne olabileceği söylenir; “Muhtemelen toplantı geç bitecek” buna örnektir. Bu yargıları ayırırken bildirim gücüne dikkat edin. Olabilir, mutlaka olur ve oldu ifadeleri aynı değildir. Bir kişinin beklentisini anlatan cümleden durumun gerçekleştiğini çıkarmayın. “Yazar yeni bölümün daha fazla ilgi göreceğini düşünüyor” bilgisi okurların gerçekten daha fazla ilgi gösterdiğini kanıtlamaz. Cümledeki küçük sözcükler iddianın gücünü ayarlar. Bunları okumadan seçenek işaretlemek, özellikle yakın anlam ve kesin yargı sorularında hataya yol açar. Son kararınızda cümlenin bir olgu mu, kişisel öngörü mü, öneri mi yoksa düşünme için kurulmuş bir senaryo mu verdiğini açıkça söyleyebilmelisiniz.

7. Anlamı denetleyen kısa çalışma

Her çalışma oturumunda aynı cümle üzerinde üç işlem deneyebilirsiniz. Önce temel yargıyı söyleyin. Sonra ilişkiyi belirleyin. En sonunda anlamı değiştirmeden yeniden yazın. Örneğin bir amaç cümlesini “amacıyla” sözcüğüyle yeniden kurmak, ilişkinin gerçekten amaç olup olmadığını görmeye yardım eder. Bir neden cümlesinde ise gerçekleşmiş durumu gerekçe olarak açıkça gösterin. Dönüşümün kulağa doğal gelmesi yeterli değildir; özne, zaman ve kesinlik korunmalıdır. Hatalı cevaplarınızı ilişki türlerine göre ayırın. Neden-amaç karışıyorsa iki cümleyi yan yana yazıp hedef ile gerekçeyi farklı renklerde gösterebilirsiniz. Öznel-nesnel karışıyorsa doğruluğunu hangi kanıtla araştıracağınızı belirtin. Bir araştırma yolu söyleyememek tek başına öznel olduğu anlamına gelmez, ancak kişisel beğeninin belirleyici olup olmadığını düşünmenizi sağlar. Beş şıklı sorularda diğer dört seçeneğin neden uygun olmadığını kısa biçimde açıklayın. Bu açıklama sizi sadece doğru cevabın harfini hatırlamaktan uzaklaştırır. Konuyu yeni cümlelerde uygulayabildiğinizde sonraki paragraf çalışmalarına daha sağlam bir anlam denetimi taşırsınız.

Çözümlü örnekler

“Verileri korumak için dosyanın yedeğini aldı” ile “Dosya bozulduğu için yeni bir kopya istedi” aynı ilişkiyi mi taşır?

İlk cümlede koruma ulaşılmak istenen hedeftir, amaç bildirir. İkincide bozulma istek eyleminin gerekçesidir, neden bildirir. “İçin” sözcüğü tek başına ilişkiyi belirlemez.

“Kütüphanede 500 kitap vardır” iddiası sayımda yanlış çıkarsa öznel olur mu?

Hayır. Nesnellik iddianın kişisel beğeniye göre değişmemesi ve kanıtla araştırılabilmesiyle ilgilidir. Sayının yanlış olması nesnel iddiayı yanlış yapar; öznel yapmaz.

Sorular ve gerekçeler

“Ulaşım yolları kapandığı için toplantı çevrim içi yapıldı.” cümlesinde belirtilen ilişki hangisidir?
  1. Neden-sonuç
  2. Varsayım
  3. Koşul
  4. Amaç-sonuç
  5. Öneri
Yanıt ve gerekçe

A Ulaşım yollarının kapanması toplantının çevrim içi yapılmasının gerekçesidir. Cümle bir hedef veya yerine getirilecek şart bildirmiyor.

“Kayıtların herkes tarafından okunabilmesi için ortak bir dosya biçimi seçtiler.” cümlesinde ortak biçim seçmenin amacı nedir?
  1. Dosyaları yalnızca bir kişiye açmak
  2. Kayıtların önceden silinmiş olduğunu açıklamak
  3. Kayıtların herkes tarafından okunabilmesini sağlamak
  4. Katılımcı sayısını azaltmak
  5. Dosya biçimi seçmenin gerçekleşmediğini göstermek
Yanıt ve gerekçe

C Okunabilirlik ulaşılmak istenen hedeftir. Cümle bu hedefin kesin gerçekleştiğini değil, biçim seçiminin ne amaçla yapıldığını söyler.

Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir eylemin yapılmasını açıkça bir koşula bağlar?
  1. Salon dolduğu için ikinci bir masa açıldı.
  2. Bana göre en ilginç etkinlik bu çalışmaydı.
  3. Bu çalışma, önceki çalışmadan daha uzundu.
  4. Çalışmaya katılmak için yola erken çıktım.
  5. Kayıt formunu tamamlarsan çalışmaya katılabilirsin.
Yanıt ve gerekçe

E Formu tamamlama katılımın koşulu olarak verilir. Diğerleri amaç, neden, karşılaştırma ve öznel değerlendirme taşır.

Hangi cümle kişisel değerlendirme içerir?
  1. Sergide on iki çizim bulunmaktadır.
  2. Bu çizim, serginin en etkileyici çalışmasıdır.
  3. Çizimler üç ayrı panoda sergilenmektedir.
  4. Sergi binasının iki giriş kapısı vardır.
  5. Sergi cuma günü saat 10.00’da açıldı.
Yanıt ve gerekçe

B En etkileyici değerlendirmesi kişisel beğeniye göre değişebilir. Diğer cümleler sayım veya kayıtla araştırılabilir iddialardır.

“Arşivde 200 belge vardır.” cümlesi sayımda yanlış çıkmıştır. Bu cümle hakkında doğru değerlendirme hangisidir?
  1. Bütün nesnel iddialar kişisel beğeniye dayanır.
  2. Sayı içerdiği için hiçbir şekilde yanlış olamaz.
  3. Yanlış çıktığı için mutlaka öznel yargıdır.
  4. Yanlışlığı ortaya çıkmış olsa da nesnel bir iddiadır.
  5. Cümle bir davranış önerisi bildirmektedir.
Yanıt ve gerekçe

D Nesnellik doğrulukla aynı değildir. Belge sayısı kişisel beğeniye göre değişmeden kanıtla araştırılabilir; sayım iddiayı yanlışlayabilir.

Hangi cümlede iki yer, belirli bir ölçüt bakımından karşılaştırılmaktadır?
  1. Yeni okuma odası eskisinden daha sessizdir.
  2. Eski oda dün kapatıldı.
  3. Yeni oda için anahtar istedim.
  4. Okuma odasına girince ışığı açtım.
  5. Okuma odası binanın üst katındadır.
Yanıt ve gerekçe

A Yeni ve eski oda sessizlik bakımından karşılaştırılır. Diğerlerinde konum, olay, istek veya zaman sırası vardır; iki yer arasında ölçütlü kıyas yoktur.

“Bir fikrin çok tekrarlanması, onun doğruluğunu tek başına göstermez.” cümlesine en yakın anlamlı seçenek hangisidir?
  1. Hiç tekrarlanmayan bütün fikirler doğrudur.
  2. Bir fikrin doğruluğunu yalnızca tekrar sayısı belirler.
  3. Bir görüşün sık dile getirilmesi, doğru olduğuna yeterli kanıt sayılmaz.
  4. Doğru görüşlerin insanlar arasında paylaşılması yasaktır.
  5. Sık dile getirilen bütün görüşler yanlıştır.
Yanıt ve gerekçe

C Doğru seçenek tekrarın tek başına yeterli kanıt olmayışını korur. Diğerleri genellemeyi, yönü veya konuyu değiştirir.

“Uzman görüşü, karar verirken dikkate alınması gereken kaynaklardan biridir.” yargısıyla hangisi açıkça çelişir?
  1. Uzman görüşüne karar öncesinde başvurulabilir.
  2. Kararda uzman görüşünün yanında başka bilgiler de kullanılabilir.
  3. Karar sürecinde farklı kaynakların birlikte incelenmesi mümkündür.
  4. Uzman görüşü bir bilgi kaynağı olarak değerlendirilebilir.
  5. Uzman görüşü karar verirken hiçbir koşulda dikkate alınmamalıdır.
Yanıt ve gerekçe

E Yargı uzman görüşünü dikkate alınacak kaynaklardan sayar; doğru seçenek bunu bütün koşullarda dışlar. Diğerleri kaynaklardan biri ifadesiyle uyumludur.

Hangi cümle, gerçekleştiğini ileri sürmeden düşünmek üzere bir durum kabul etmektedir?
  1. Bu dönem üç ders aynı binada yapıldı.
  2. Diyelim ki bu dönem bütün dersler aynı binada yapılacak.
  3. Bu bina önceki binadan daha geniştir.
  4. Binanın ikinci katında iki salon bulunur.
  5. Derslerden önce binayı ziyaret ettim.
Yanıt ve gerekçe

B Diyelim ki ifadesi düşünme amacıyla bir varsayım kurar. Diğer cümleler gerçekleşmiş olay veya araştırılabilir bilgi bildirir.

Hangi cümle çalışma yöntemi konusunda öneri bildirir?
  1. Listenin kapağı mavi renktedir.
  2. Kavram listesinde sekiz başlık vardır.
  3. Öğrenciler listeyi dün teslim etti.
  4. Zorlandığın kavramları küçük örneklerle açıklamayı deneyebilirsin.
  5. Bu liste önceki listeden iki madde uzundur.
Yanıt ve gerekçe

D Deneyebilirsin ifadesi kullanılabilecek davranış yolu sunar. Diğerleri betimleme, olay veya kıyas niteliğindedir.

I. Şehirdeki okuma salonları hafta sonu yoğun kullanılıyor. II. Bu nedenle belediye hafta sonu açık salon sayısını artırmayı planlıyor. İkinci cümle birinciye hangi ilişkiyle bağlanır?
  1. İlk cümledeki durum, ikinci cümledeki planın gerekçesidir.
  2. İkinci cümle, birinci durumun hiç yaşanmadığını bildirir.
  3. İlk cümle gerçekleşmemiş bir varsayım olarak sunulmuştur.
  4. İlk cümledeki durum, ikinci cümledeki planın sonucu olarak gerçekleşmiştir.
  5. İkinci cümle iki şehri büyüklük bakımından karşılaştırır.
Yanıt ve gerekçe

A Yoğun kullanım planın nedeni olarak verilir. Plan henüz kullanımın gerçekleşmiş nedeni veya sonuç üretmiş bir uygulama değildir.

“Araştırmacı, yeni yöntemin bazı katılımcılar için yararlı olabileceğini düşünüyor.” cümlesinin anlamını koruyan seçenek hangisidir?
  1. Yöntemin hiçbir katılımcıya yarar sağlamayacağı kesinleşmiştir.
  2. Araştırmacı yeni yöntemin kullanılmasını her durumda yasaklamıştır.
  3. Araştırmacıya göre yöntem, katılımcıların bir bölümü için yarar sağlayabilir.
  4. Bütün katılımcılar araştırmacıyla aynı görüşü paylaşmaktadır.
  5. Araştırmacı yöntemin bütün katılımcılara kesin yarar sağladığını kanıtlamıştır.
Yanıt ve gerekçe

C Bazı ifadesi bir bölümü, olabileceğini düşünüyor ifadesi olasılıklı değerlendirmeyi bildirir. Doğru seçenek hem kapsamı hem kesinlik düzeyini korur.

Kaynaklar

Yazım ve noktalama: anlamı görünür kılmak

1. Yazım kararını anlama bağlamak

Yazım ve noktalama yalnızca dış görünüş meselesi değildir. Okurun kelimeler arasındaki ilişkileri ve cümle sınırlarını görmesini sağlar. Başlangıçta çok sayıda kuralı aynı anda ezberlemeye çalışmak yerine birkaç temel ayrımı öğrenmek daha kullanışlıdır. Önce kelimenin veya ekin görevini belirleyin, ardından o göreve uygun yazımı seçin. “Salonda ışık var” cümlesinde nerede sorusunun cevabı salondadır; “Salon da açıktı” cümlesinde başka yerlerin yanında salonun da açık olduğu söylenir. Benzer ses, farklı görev demektir. Noktalama için de cümlenin nasıl kurulmuş olduğuna bakın. Bir noktayı nefes aldığınız her yere koymak veya her duraklamayı virgülle göstermek doğru yöntem değildir. Yazının dilsel yapısı sesli okumanın kişisel ritminden bağımsız ölçütler içerir. Bu bölüm en sık karşılaşılan temel durumları öğretir; bütün birleşik kelimelerin, kısaltmaların ve istisnaların eksiksiz sözlüğü değildir. Kararsız kalınan özel durumlarda güncel resmî dil kaynağına dönmek gerekir. Çalışırken bir düzeltmenin nedenini söyleyebilmeniz, aynı örneği ezberlemenizden daha önemlidir.

2. De: ek mi, bağlaç mı?

Bulunma hâli eki kelimeye bitişir ve ses uyumuna göre de, da, te veya ta biçiminde olabilir. “Sınıfta”, “odada”, “rafta” örneklerinde mekân veya bulunma ilişkisi kurulmuştur. Bağlaç olan de ise ayrı yazılır; de veya da biçiminde kullanılır, te veya ta biçimine dönüşmez. “Kitap da getir” ifadesinde kitaba eklenen bir dâhil etme anlamı vardır. Pratik kontrol olarak de çıkarıldığında cümlenin temel yapısının sürüp sürmediğine bakabilirsiniz. Ancak bu yardımcı yöntem anlamın hiç değişmemesini şart koşmaz; bağlaç çıkarılınca ekleme vurgusu zaten kaybolur. Sadece çıkarma deneyiyle karar vermek yerine görevi de kontrol edin. “Çantamda kalem var” cümlesindeki de çıkarılırsa gerekli bulunma ilişkisi bozulur. “Çantam da hazır” cümlesindeki ayrı bağlaç çıkarıldığında “Çantam hazır” cümlesi kalır. Bağlacı “dahi” anlamında okuyabilmek de bir yardımcı ipucudur. Bağlaç deyi kesme işaretiyle ayırmayın. Özel adlardan sonra bulunma eki geldiğinde ise kesme işareti kullanılır: “Artvin'de”. Bu biçimdeki ek hâlâ kelimeye bağlıdır; kesme işareti onu ayrı yazılan bağlaç yapmaz.

3. Ki ve soru eki

Bağlaç ki genel olarak ayrı yazılır: “Anladım ki plan değişmiş.” Ek olan ki ise kelimeye bitişir: “Masadaki not” veya “Benimki hazır” örneklerindeki gibi. İlk örnekte bir yerde bulunan şeyi niteleme, ikinci örnekte bir adın yerini tutma görevi vardır. Bütün ki biçimlerini tek kurala bağlamayın. Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, oysaki ve sanki gibi kalıplaşmış biçimlerde bitişik yazım bulunur. Bu grupları küçük örneklerle çalışın ve kararsız kaldığınız kelimeyi ayrıca denetleyin. Soru eki mı, mi, mu, mü kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır. Kendinden sonra gelen ekler ise soru ekine bitişir: “Hazır mısın?” ve “Gelecek miydin?” örneklerinde olduğu gibi. Soru eki her kullanıldığında bütün cümle soru olmak zorunda değildir. “Ders bitti mi salona geçeriz” ifadesinde zaman/koşul benzeri ilişki kurabilir; yine ayrı yazılır. “Güzel mi güzel” gibi pekiştirme görevinde de bu ayrılık korunur. Yazım sorusuyla soru işaretinin kullanılmasını ayrı ayrı değerlendirin. Ekin görevini ve cümlenin tamamının iletişim amacını birlikte görmek iki kararı doğru vermeyi sağlar.

4. Büyük harf ve kesme işareti

Cümle büyük harfle başlar; kişi ve yer adları gibi özel adların baş harfleri de büyüktür. Özel ada gelen çekim ekleri temel durumlarda kesme işaretiyle ayrılır: “Emre'nin” veya “Artvin'e”. Kurum ve kuruluş adlarına gelen eklerde ise kesme işareti kullanılmaz: “Artvin Çoruh Üniversitesinde” gibi. Özel adın parçası olmayan sıradan kelimeleri gereksiz yere büyütmeyin. Belirli tarih bildirmeyen ay ve gün adları küçük harfle yazılır; “Her salı toplantı yapıyoruz” ifadesindeki salı buna örnektir. Belirli tarih bildiren ifadede gün ve ay adlarının ilk harfi büyür: “6 Ekim 2026 Salı” gibi. İki noktadan sonraki yazım da verilen unsurun türüne bağlıdır. Tam bir cümle başlıyorsa ilk harf büyük olur. Sadece örnek kelimeler sıralanıyorsa ve özel ad değillerse küçük harfle başlanabilir. Bu ayrım, iki noktadan sonra her zaman büyük harf kullanılacağı biçimindeki yanlış genellemeyi önler. Sayıyla başlayan cümlede sayıdan sonra gelen sıradan kelimeyi de sırf cümle başlangıcı diye büyütmeyin. Sayı cümlenin başını zaten oluşturur; ardından gelen kelime özel ad değilse normal yazımı sürer.

5. Virgül ve iki noktanın işlevi

Virgül bir cümlede eş görevli ögeleri ayırmak, hitabı belirginleştirmek veya ara sözü işaretlemek gibi görevler üstlenebilir. “Defter, kalem ve cetvel getirdim” cümlesinde sıralanan nesneler ayrılır. “Arkadaşlar, birazdan başlayacağız” cümlesinde ise hitap sınırı görünür olur. Virgülü rastgele yerleştirmek özne ile yüklemin veya sıfatla adın bağlantısını gereksiz yere kesebilir. Bu nedenle önce cümledeki kelime gruplarını koruyun. İki nokta, kendisinden sonra açıklama veya örnek verileceğini haber verebilir. “Çantamda üç eşya vardı: defter, kalem ve cetvel.” ifadesinde son bölüm önceki yargının açıklamasıdır. Aynı örnekte açıklama cümle değil kelime sıralaması olduğu için defter küçük harfle başlar. “Kararımı söyledim: Yarın erken başlayacağım.” biçiminde ise tam cümle büyük harfle başlar. Bu bölümde noktalama işaretlerinin temel görevlerini öğreniyoruz; edebî metinlerdeki her üslup tercihini tek işaretle açıklamaya çalışmıyoruz. Bir soruda belirli bir işaretin işlevi sorulduğunda sadece işareti tanımak yeterli değildir. İlgili cümlede hangi parçaları birbirinden ayırdığını veya sonraki parçayı nasıl hazırladığını söylemeniz gerekir.

6. Cümle sınırı, soru ve anlatım amacı

Nokta tamamlanmış bildirme cümlesinin sonunu gösterir. Soru işareti doğrudan soru bildiren cümlenin sonunda kullanılır. Bir cümlenin içinde soru sözcüğü bulunması her zaman sonuna soru işareti konmasını gerektirmez. “Toplantının ne zaman başlayacağını sordum.” dolaylı aktarımdır; doğrudan soru “Toplantı ne zaman başlayacak?” biçimindedir. Bu farkı, cümlenin sizden cevap isteyip istemediğine ve yüklemin ne yaptığına bakarak anlayabilirsiniz. Ünlem ise güçlü duygu, seslenme veya uyarı gibi işlevleri gösterebilir; her önemli cümlenin sonuna eklenmez. Yazıdaki duygu ile bilginin önemi ayrı şeylerdir. Bir duyuru hazırlarken cümle sınırlarını açık kurmak, öğrencilerin yönergeleri takip etmesini kolaylaştırır. Birden fazla tamamlanmış işi virgülle tek uzun dizide bırakmak yerine anlam bütünlüğüne göre ayrı cümleler kurabilirsiniz. Düzeltme yaparken yazarın verdiği bilgiyi değiştirmeyin. “Yarın geliyorsun.” ile “Yarın geliyorsun?” farklı iletişim amaçları taşıyabilir. Noktalama işareti değiştirmek bazen yargının soru veya bildirim olarak anlaşılmasını değiştirir. Bu nedenle her düzeltme, anlamı koruyup korumadığı açısından da okunmalıdır.

7. Düzeltme çalışması ve hata günlüğü

Yazım çalışmasını kısa bir düzeltme rutiniyle sürdürebilirsiniz. Önce de, ki ve soru eklerini tarayın; her biri için görevini adlandırın. Sonra özel adları, kurum adlarını ve tarih ifadelerini kontrol edin. Üçüncü okumada cümlelerin nerede tamamlandığını ve işaretlerin hangi işleve hizmet ettiğini inceleyin. Bu sırayı uygulamak bütün kuralları tek okumada düşünme yükünü azaltır. Hata günlüğünüzde yalnızca doğru biçimi yazmayın; “ayrı bağlaç”, “bitişik hâl eki”, “kurum adı eki” gibi kısa bir gerekçe ekleyin. Daha sonra farklı cümlelerde aynı görevi bulmayı deneyin. Örneğin bir duyuruyu düzelttikten sonra aynı anlamı koruyan başka bir duyuru yazın. Bu üretim aşaması, sadece test seçeneğini tanıma becerisinden daha geniş bir kullanım sağlar. İkilemelerin, birleşik kelimelerin ve kısaltmaların özel kuralları için ayrıca çalışma gerekir; bu temel bölüm onların bütününü karşılamaz. Süreli uygulamada hedefiniz önce doğru karar, ardından akıcılık olmalıdır. Bir soruyu hızla çözmüş olmanız kuralı başka bir bağlamda kullanacağınızı kanıtlamaz. Açıklamalı yanıtı okuduktan sonra neden doğru olduğunu kendi sözlerinizle söyleyebilmeniz bu bölümün temel başarı ölçütüdür.

Çözümlü örnekler

“Sınıfta üç kişi var; sınıf da temiz” ifadesinde iki de/da nasıl yazılır?

Sınıfta kelimesindeki bulunma eki bitişik, ses uyumuyla ta olur. “Sınıf da temiz” bölümündeki bağlaç ayrı yazılır ve ta biçimine dönüşmez.

“Çantamda şunlar var: defter, kalem.” ile “Şunu biliyorum: Emek gerekir.” ifadelerinde iki nokta sonrası büyük harf nasıl açıklanır?

İlkinde sıradan kelimeler sıralandığı için küçük harf, ikincide tam bir cümle başladığı için büyük harf kullanılır. İki nokta tek başına her durumda büyük harf zorunluluğu yaratmaz.

Sorular ve gerekçeler

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bağlaç olan de doğru yazılmıştır?
  1. Yeni öğrenci deki toplantıya katıldı.
  2. Yeni öğrenci te toplantıya katıldı.
  3. Yeni öğrenci de toplantıya katıldı.
  4. Yeni öğrenci’de toplantıya katıldı.
  5. Yeni öğrencide toplantıya katıldı.
Yanıt ve gerekçe

C Katılmaya başka kişilerin yanında yeni öğrencinin de dâhil olduğu söylenir; bağlaç de ayrı yazılır, te biçimine dönüşmez ve kesmeyle ayrılmaz. Diğer biçimler bu anlamı doğru kurmaz.

“Defterim çanta__ kaldı.” cümlesindeki bulunma hâli eki hangi biçimle doğru tamamlanır?
  1. Ayrı da: çanta da
  2. Bitişik de: çantade
  3. Ayrı ta: çanta ta
  4. Kesme ile de: çanta’de
  5. çanta kelimesine bitişik -da: çantada
Yanıt ve gerekçe

E Nerede sorusuna cevap veren bulunma eki bitişiktir. Çanta kelimesinin ses özelliklerine uygun biçim çantada olur. Burada bağlaç değil ek kullanılır.

Hangi cümlede ki doğru yazılmıştır?
  1. Masa da ki notu okudum.
  2. Anladım ki toplantı yarına kalmış.
  3. Sınıfta ki plan değişmiş.
  4. Benim ki bugün hazırdı.
  5. Anladımki toplantı yarına kalmış.
Yanıt ve gerekçe

B Doğru seçenek B’deki ki bağlaçtır ve ayrı yazılır. A’da masadaki, C’de sınıftaki ve D’de benimki bitişik olmalıdır; E’de anladım ki ayrı yazılmalıdır.

Soru eki ve ona gelen ekler hangi seçenekte doğru yazılmıştır?
  1. Dosyayı gönderdin’mi?
  2. Dosyayı gönderdin m i?
  3. Dosyayı gönder dinmi?
  4. Dosyayı gönderdin mi?
  5. Dosyayı gönderdinmi?
Yanıt ve gerekçe

D Soru eki mi, kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır. Cümlede gönderdin fiili bölünmez ve soru eki kesme işaretiyle ayrılmaz.

Özel yer adına gelen bulunma eki hangi seçenekte doğru yazılmıştır?
  1. Artvin'de bir sergi açıldı.
  2. Artvinde bir sergi açıldı.
  3. Artvin’te bir sergi açıldı.
  4. Artvin de bir sergi açıldı.
  5. artvin’de bir sergi açıldı.
Yanıt ve gerekçe

A Özel ad büyük harfle başlar; bulunma eki kesmeyle ayrılır ve adın ses yapısına göre de biçimindedir. Ayrı bağlaç de yer bildiren bu anlamı karşılamaz.

Kurum adına gelen eki içeren hangi ifade doğru yazılmıştır?
  1. Artvin Çoruh Üniversitesi deki
  2. Artvin Çoruh Üniversitesi’nde
  3. Artvin Çoruh Üniversitesinde
  4. artvin çoruh Üniversitesinde
  5. Artvin Çoruh Üniversitesin’de
Yanıt ve gerekçe

C Kurum ve kuruluş adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz. Kurum adının baş harfleri korunur; doğru biçim Artvin Çoruh Üniversitesinde olur.

Belirli tarih belirtmeyen gün adı hangi cümlede doğru yazılmıştır?
  1. Her çarşamba’da kütüphanede buluşuyoruz.
  2. Her Çarşamba kütüphanede buluşuyoruz.
  3. Her çarşamb a kütüphanede buluşuyoruz.
  4. Her çarşamBa kütüphanede buluşuyoruz.
  5. Her çarşamba kütüphanede buluşuyoruz.
Yanıt ve gerekçe

E Her çarşamba ifadesi belirli bir takvim tarihi bildirmediği için gün adı küçük harfle yazılır. Gün kelimesine kesme eklenmez veya kelime bölünmez.

“Çantamda üç eşya vardı: defter, kalem ve cetvel.” cümlesinde iki noktanın temel işlevi hangisidir?
  1. Kişi adının çekim ekini ayırmak
  2. Önceki ifadeyi açıklayan örneklerin geleceğini göstermek
  3. Bir kelimenin kesildiğini göstermek
  4. Hitap sözünü sonraki cümleden ayırmak
  5. Bir soru cümlesinin bittiğini göstermek
Yanıt ve gerekçe

B Üç eşya ifadesi iki noktadan sonra bu eşyalar sayılarak açıklanır. Burada soru, hitap, kelime bölme veya özel ad eki görevleri yoktur.

“Arkadaşlar, çalışma birazdan başlayacak.” cümlesindeki virgül hangi görevle kullanılmıştır?
  1. Eksiltili cümlenin sonunu göstermek
  2. Özel ada gelen eki ayırmak
  3. Bir alıntının bittiğini göstermek
  4. Hitap sözünü cümlenin devamından ayırmak
  5. İki sıralı sayı arasına konmak
Yanıt ve gerekçe

D Arkadaşlar sözü dinleyenlere yöneltilen hitaptır. Virgül bu hitabı sonraki bildirimden ayırır. Cümlede diğer seçeneklerdeki yapılar bulunmaz.

Doğrudan soru bildirdiği için sonuna soru işareti gelmesi gereken cümle hangisidir?
  1. Toplantı hangi salonda yapılacak
  2. Hangi salonun seçildiği duyuruda yazıyor
  3. Toplantının hangi salonda yapılacağını sordum
  4. Toplantının hangi salonda yapılacağını biliyorum
  5. Toplantı başlayınca salona gireceğiz
Yanıt ve gerekçe

A İlk cümle doğrudan cevap isteyen sorudur. Diğerlerinde bilgi sorma veya bilme eylemi aktarılır ya da zaman ilişkisi kurulur; soru sözcüğü bulunması tek başına soru işareti gerektirmez.

Sayı adının yazımı hangi seçenekte doğrudur? Genel bir öğrenci sayısı bildirilmektedir; para/ticari belge bağlamı yoktur.
  1. Sınıfta yirmi’bir öğrenci vardı.
  2. Sınıfta yirmibir öğrenci vardı.
  3. Sınıfta yirmi bir öğrenci vardı.
  4. Sınıfta yirmi-bir öğrenci vardı.
  5. Sınıfta yirmi, bir öğrenci vardı.
Yanıt ve gerekçe

C Birden fazla kelimeden oluşan genel sayı adı ayrı yazılır: yirmi bir. Bu kullanımda birleşik, kısa çizgili, kesmeli veya virgüllü biçim uygun değildir.

“Ben de fark ettim ki masadaki notu okumamışsın. Şimdi okuyacak mısın?” metninin yazımı hakkında doğru değerlendirme hangisidir?
  1. Fark ettim ki bölümündeki ki mutlaka bitişik yazılmalıdır.
  2. Bağlaç de mutlaka ben kelimesine bitiştirilmelidir.
  3. Masadaki kelimesi masa da ki biçiminde ayrılmalıdır.
  4. Okuyacak mısın ifadesinde soru eki önceki kelimeye bitişmelidir.
  5. Bağlaç de ve ki ayrı, masadaki kelimesindeki ek ki bitişik, soru eki ayrı yazılmıştır.
Yanıt ve gerekçe

E Metin görev ayrımlarını doğru uygular. Ben de ifadesinde de bağlaç; fark ettim ki ifadesinde ki bağlaç; masadaki kelimesinde ki ek; mısın ise önceki kelimeden ayrı yazılan soru eki ve ona bitişen şahıs ekidir.

Kaynaklar

Sürüm: 4 Ekim 2026. Çevrimdışı okuma sonuçları hesaba gönderilmez.