Çalışma hedefleri EG Campus. Hücreyi bir bütün olarak okumak: organeller ve iş bölümü. Bu kayıt, mevcut kaynaklı bölüm metninin bilgisayarın Türkçe sentetik sesiyle okunmasıdır. İnsan konuşmacı kaydı değildir. Çalışma hedefleri. Bu bölümde Tipik insan hücresi modelini gerçek hücre çeşitliliğinden ayırır.. Hücre zarının moleküler düzenini seçici sınır işleviyle ilişkilendirir.. Çekirdek, ribozom, endoplazmik retikulum ve Golgi arasındaki iş bölümünü açıklar.. Mitokondri, lizozom ve peroksizomu temel görevleriyle ayırt eder.. Hücre iskeletini hücre biçimi, iç taşıma ve yüzey uzantılarıyla ilişkilendirir.. Bir hücrenin baskın organel özelliklerinden görevine ilişkin sınırlı ve gerekçeli çıkarım yapar. Tipik hücre modeli, bütün hücrelerin kopyası değildir Tipik hücre modeli, bütün hücrelerin kopyası değildir. Hücre, vücudun canlı örgütlenmesinin temel birimidir. İnsan hücreleri aynı genel moleküler araçları paylaşırken biçimleri, büyüklükleri ve organel dağılımları bakımından farklılaşır. Çizimlerde görülen yuvarlak, bütün organelleri eşit belirginlikte gösteren hücre bir öğretim modelidir. Uzun bir kas lifi, dallanan bir nöron ve yassı bir epitel hücresi bu modelin aynı şekilli kopyaları değildir. Hücrenin işi, biçimini ve iç düzenini etkiler. Bu nedenle şemadaki her bileşenin bütün hücrelerde aynı sayıda ve aynı büyüklükte bulunduğunu varsayma. Örneğin olgun insan eritrositi çekirdek ve mitokondri taşımaz; iskelet kası lifleri çok çekirdekli olabilir. “Her insan hücresinde tek çekirdek vardır” genellemesi doğru değildir. Hücre zarı dış sınırı, sitozol hücre içindeki sıvı ortamı, organeller ise belirli işlerin yürütüldüğü yapıları temsil eder. Ökaryotik hücre için sitoplazma terimi, genel kullanımda çekirdek dışındaki sitozol ve hücresel bileşenleri kapsar. Bunu yalnız bir su birikintisi gibi düşünme; proteinler, çözünmüş maddeler ve hareketli yapılar içeren düzenlenmiş bir ortamdır. Bir hücreyi öğrenirken dış sınırdan başlayıp iç bölmeleri ve bağlantıları izle. Organelleri tek tek isim kartı olarak değil, bir görevin tamamlanmasına birlikte katkı veren yapılar olarak ele al. Hücre düzeyindeki iş bölümü, sonraki bölümde dokuların nasıl uzmanlaşabildiğini anlamanın temelidir. Hücre zarı: hareketli ve seçici bir sınır Hücre zarı: hareketli ve seçici bir sınır. Plazma zarı esas olarak fosfolipit çift tabaka, proteinler ve kolesterol gibi bileşenlerden oluşur. Fosfolipitlerin suyla etkileşen başları hücrenin iç ve dış sıvılarına, suyla daha az uyumlu kuyrukları tabakanın iç kısmına yönelir. Bu yerleşim hücreyi kapalı bir katı duvarla çevirmekten farklıdır. Zar bileşenleri belirli sınırlar içinde hareket edebilir; yüzey dinamik bir düzen oluşturur. Membran proteinleri geçiş, tanıma, bağlanma ve iletişim gibi farklı görevler üstlenir. Bütün proteinler kanal değildir ve bütün maddeler aynı yoldan geçmez. Bir kanalın bulunması, tüm moleküllerin sınırsızca geçebileceği anlamına gelmez. Yapı ile işlev arasındaki bağlantı burada açıktır: lipit tabakanın iç düzeni bazı moleküllerin geçişini kolaylaştırırken bazıları için engel oluşturur; proteinler belirli geçiş ve sinyal yollarını sağlar. Hücre içi ile dışı birbirinden ayrılır, ancak iletişim tamamen kesilmez. Zarın seçiciliğini bir kapının açık veya kapalı olması gibi iki durumla sınırlama. Seçicilik maddenin özelliğine, ilgili taşıma yapısına ve koşullara bağlıdır. Zarın içe kıvrılması ve vezikül oluşumu da büyük maddelerin veya zar parçalarının düzenli taşınmasına katkı verebilir. Bu bölüm taşıma mekanizmalarının bütün fizyolojik ayrıntılarını kapsamaz. Öğrenme hedefi, “sınır” ile “etkileşim yüzeyi” görevlerinin aynı moleküler yapıda birlikte bulunduğunu açıklayabilmektir. Bir şemada protein ile fosfolipidi ayırmak, işlev eşleştirmesindeki ilk adımdır. Çekirdek, DNA ve çekirdekçik Çekirdek, DNA ve çekirdekçik. Çekirdek, çoğu insan hücresinde genetik bilginin büyük bölümünü içeren bölmedir. Çift zarla çevrilen çekirdek zarfı, çekirdek içiyle sitoplazma arasında fiziksel bir sınır oluşturur. Çekirdek porları belirli moleküllerin düzenlenmiş giriş ve çıkışına olanak verir. Bu sınırın varlığı, bilginin hücrenin geri kalanından tamamen kopuk olduğu anlamına gelmez. DNA proteinlerle birlikte kromatin halinde düzenlenir; hücrenin durumuna göre yoğunlaşma biçimi değişebilir. DNA bir organelin anlık olarak hangi yöne hareket edeceğini emreden bilinçli bir merkez değildir. Genetik bilgi, protein üretimi ve hücresel düzenleme ağlarının bir parçası olarak kullanılır. Çekirdekçik ayrı bir zarla çevrili organel değildir; ribozomal RNA üretimi ve ribozom alt birimlerinin oluşumuyla ilişkili çekirdek bölgesidir. Çekirdek, çekirdekçik ve ribozom sözcükleri benzer görünse de farklı yapıları anlatır. Protein sentezinin tamamı çekirdekte gerçekleşmez; ribozomlar protein zincirinin kurulmasında doğrudan görev alır. Hücre çiziminde büyük koyu yuvarlağı çekirdek, onun içindeki yoğun alanı çekirdekçik diye etiketlemek yalnız bir başlangıçtır; bu ayrımı işleviyle açıklamalısın. Çekirdeğin bulunmadığı olgun eritrosit örneği, hücre tipinin ve gelişim durumunun önemli olduğunu hatırlatır. Bu istisnayı bütün hücrelerin genetik düzenden bağımsız yaşayabileceği şeklinde genelleme. Bir hücre modelini yorumlarken önce hücrenin hangi tip ve olgunlaşma durumunda olduğu sorusunu sor. Ribozomdan Golgiye: ürünün yolunu izle Ribozomdan Golgiye: ürünün yolunu izle. Ribozomlar RNA ve proteinlerden oluşan, zarla çevrili olmayan yapılardır. Protein zincirinin üretildiği araçlar olarak iş görürler. Bazıları sitozolde serbest, bazıları granüllü endoplazmik retikulumun yüzeyinde ilişkili bulunur. Bu iki görünüm, birbirinden tamamen farklı tür ribozom bulunduğu anlamına gelmez; üretilen proteinin hedefi ve yönlendirme bilgisi önemlidir. Sitozolde görev yapacak birçok protein serbest ribozomlarda üretilir. Salgılanacak veya belirli zar ve bölmelere gidecek proteinlerin önemli bir kısmı granüllü retikulumla ilişkili üretim yolunu izler. Ribozom üretim yapar; retikulumdaki ortam işlenme, katlanma ve taşıma düzenine katkı verir. Endoplazmik retikulum birbirine bağlı zar düzenidir. Granüllü bölümün yüzeyindeki ribozomlar onun görünümünü belirler. Düz retikulumun yüzeyinde bu ribozom düzeni bulunmaz; lipit üretimi ve hücre tipine bağlı başka işlemlerle ilişkilidir. Kas hücresindeki özelleşmiş retikulum, kalsiyumun düzenlenmesinde görev alır. Golgi aygıtı ise gelen ürünlerin değiştirilmesi, sınıflandırılması ve uygun hedefe yönlendirilmesinde rol oynar. Veziküller bölmeler arasında taşıma sağlar. Bu yolu bir sıra olarak öğrenirken Golgiyi protein sentezinin başladığı yer sanma. Aynı zamanda bütün hücre proteinlerinin mutlaka Golgiden geçtiğini de varsayma. Öğrenme için bir salgı proteininin üretim, işlenme ve yönlendirilme duraklarını ayrı kutularla çiz; ardından sitozolde kullanılacak bir protein için neden başka bir yol gerektiğini açıklamaya çalış. Mitokondri: enerji dönüşümü ve iç yüzey Mitokondri: enerji dönüşümü ve iç yüzey. Mitokondri, enerji dönüşümünde önemli görevleri bulunan çift zarlı organeldir. İç zarın kıvrımları krista olarak adlandırılır; bu düzen iç zarın yüzeyini artırır. Hücresel solunumun bazı önemli basamakları mitokondri içindeki ve iç zarındaki yapılarda yürütülür. ATP, hücrede enerji gerektiren süreçlerle enerji sağlayan süreçler arasında bağlantı kuran bir moleküldür. Mitokondrinin “enerji üretmesi” günlük bir kısaltmadır; enerji yoktan yaratılmaz, besinlerle ilişkili kimyasal enerji hücrenin kullanabileceği biçimlere dönüştürülür. Bütün ATP üretimi yalnız mitokondride olmaz ve her hücrede mitokondri bulunmaz. Olgun eritrosit bu ikinci duruma önemli bir örnektir. Bir hücrenin mitokondri sayısı ve dağılımı onun enerji gereksinimiyle ilişkili olabilir, ancak tek bir organel sayımı bütün işlevi kanıtlamaz. Sürekli etkin hücrelerin iç düzenini yorumlarken diğer yapı ve bağlam bilgileri de gerekir. Mitokondri kendi DNA'sını taşır; buna rağmen hücrenin geri kalanından bağımsız, bütün proteinlerini tek başına yapan ayrı bir organizma değildir. İşlevi için çekirdekten kodlanan ürünlere ve hücresel taşıma ağlarına ihtiyaç duyar. Şemada çift zar, iç kıvrımlar ve iç bölme ayrı işaretlenmelidir. Bir yapıyı yalnız yuvarlak bir “enerji kutusu” olarak çizmek, yüzey düzeninin işlevle bağını görünmez kılar. Bu bölümde hedef ayrıntılı biyokimyasal yolları ezberlemek değil, organelin bölmeli düzeniyle hücrenin enerji kullanımını ilişkilendirmektir. Lizozom ve peroksizom: ayır, dönüştür, yeniden kullan Lizozom ve peroksizom: ayır, dönüştür, yeniden kullan. Hücrede kullanılmayan veya yeniden düzenlenecek malzemelerin kontrolsüz biçimde birikmemesi gerekir. Lizozomlar, çeşitli moleküllerin ve hücresel malzemelerin parçalanmasında görevli enzimler içeren zarla çevrili bölmelerdir. İç ortamları sitozolden farklı özellikler taşır; bu bölmelendirme enzimlerin uygun koşullarda çalışmasına katkı verir. Hücre içine alınan malzemeler ve yıpranan hücresel bileşenler farklı yollarla bu işlem düzenine ulaşabilir. Parçalanma, her zaman bütün hücrenin yok olması demek değildir; malzemenin bazı parçaları yeniden kullanılabilir. Lizozomu yalnız “intihar kesesi” şeklinde ezberlemek hücresel bakım ve geri dönüşüm işlevini gereksiz biçimde daraltır. Peroksizom da zarla çevrili bir bölmedir, fakat lizozomla aynı görev listesine sahip değildir. Bazı oksidatif reaksiyonlarda ve yağ asitlerinin belirli işlenme basamaklarında rol oynar. Hidrojen peroksitin oluşumu ve uygun enzimlerle dönüştürülmesi bu organelin temel açıklamaları arasındadır. Katalaz bu dönüşümde görev alan enzimlerden biridir. İki organelin küçük, yuvarlak çizilmesi onları aynı yapı yapmaz; içerik ve işlev önemlidir. Öğrenirken “hangi malzeme, hangi bölme, hangi tür dönüşüm” sorularını birlikte kullan. Bu açıklamalar bir hücre tipinin bütün metabolik süreçlerini kapsamaz ve her organelin yalnız bir görevi olduğu anlamına gelmez. Karşılaştırma tablosunda ortak özellik olarak zarla çevrili bölmeyi, farklı özellik olarak baskın işlem türünü yazmak, benzer görünüş ile farklı iş bölümü arasındaki bağı anlaşılır kılar. Hücre iskeleti ve yüzey uzantıları Hücre iskeleti ve yüzey uzantıları. Hücre iskeleti, hücre içindeki protein lif ve tüp düzenlerini kapsar. Aktin içeren mikrofilamentler, ara filamentler ve mikrotübüller bu düzenin temel gruplarıdır. Bunlar hücreyi tamamen hareketsiz tutan demir çubuklar değildir; yapıları ve bağlantıları hücrenin işine göre düzenlenebilir. Hücre biçiminin korunması, bazı hareketler, iç taşıma ve bölünme düzeniyle ilişkili görevler üstlenirler. Mikrotübüller boyunca motor proteinlerle yapılan taşıma, uzun hücrelerde farklı bölgelerin birbirine bağlanmasına katkı verir. Ara filamentler mekanik dayanıklılığın önemli bileşenlerindendir. Bir hücrenin uzun ve dallanmış biçimi, iç düzeninin yalnız merkezde toplanmış olmadığını hatırlatır. Yüzey uzantılarının hepsi aynı yapıda değildir. Mikrovilluslar, aktin düzeniyle desteklenen küçük yüzey çıkıntılarıdır; özellikle yüzey alanının artırılmasına katkı verir. Sillerin yapısal desteğinde mikrotübül düzeni önemlidir; hareketli siller yüzey boyunca madde veya sıvı hareketiyle ilişkilidir. Bütün siller hareketli değildir; bu başlangıç kitabında hareketli siller ile mikrovillusların ayrımı vurgulanır. Bir çizimde çok sayıda kısa uzantı görmek tek başına işlevi kesinleştirmez; tür, yerleşim ve iç yapı bilgisi gerekir. Bölüm sonunda bir hücre görevi seç: üretim, taşıma, yüzeyden madde alma veya kuvvet oluşturma. Bu görev için zarı, organelleri ve hücre iskeletini aynı açıklamaya kat. Hücrenin işlevi tek bir organelin etiketi değil, bu yapıların birlikte düzenlenmesinin sonucudur. Kendi çiziminde lifleri rastgele süsler olarak ekleme; hangi biçimi veya yolu desteklediklerini oklarla göster. Bir hücrede bütün görevlerin aynı anda en yüksek düzeyde olması gerekmez. Bu nedenle hücrenin uzmanlaşmasını, diğer yapıların tamamen yok olmasıyla değil, belirli yapı ve süreçlerin göreli olarak öne çıkmasıyla açıklamak çoğu durumda daha doğrudur. Gerekçeli örnek 1 Gerekçeli örnek 1. Bir eğitim şemasındaki hücrenin granüllü retikulum ve Golgi düzeni belirgin gösteriliyor. Hücrenin salgı proteini üretimiyle ilişkili olabileceğini hangi bağla açıklarsın? Ribozomlar protein zincirini kurar; granüllü retikulum belirli proteinlerin işlenme ve taşıma yoluna katkı verir; Golgi ürünleri değiştirip sınıflandırır. Bu birleşim salgı ürünleri için uygundur. Ancak tek organel görünümü hücre tipini kesinleştirmez; hücrenin yeri ve başka özellikleri de gerekir. Gerekçeli örnek 2 Gerekçeli örnek 2. İki yüzey uzantısından biri yüzey alanını artıran aktin destekli çıkıntı, diğeri mikrotübül düzeni içeren hareketli uzantı olarak tarif ediliyor. Hangi ayrım yapılır? İlk tarif mikrovillusu, ikinci tarif hareketli sili destekler. Mikrovillus esas olarak yüzey alanıyla; hareketli sil yüzeydeki hareketle ilişkilidir. İkisi de hücre yüzeyinde bulunabildiği için yer tek başına yeterli değildir; iç yapının ve baskın görevin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Sık karıştırılan nokta Sık karıştırılan nokta. Tipik insan hücresi çiziminde bulunan bütün organeller, her insan hücresinde aynı sayıda bulunur; bütün proteinler Golgiden geçer. Düzeltme: Hücreler görevlerine ve olgunlaşma durumlarına göre farklılaşır. Olgun eritrositte çekirdek ve mitokondri yoktur. Proteinlerin hedeflerine göre farklı üretim ve taşıma yolları bulunur; sitozolde kullanılacak birçok protein salgı yolunun tamamını izlemez. Kendini kontrol et Kendini kontrol et. Bölümü kendi cümlelerinle anlat. Sonra EG Campus bölümündeki soruları çöz, gerekçeni açıklamalarla karşılaştır. Kaynakça ve soru çözümleri bölüm sayfasında bulunur. Kaynaklar: https://openstax.org/books/anatomy-and-physiology-2e/pages/3-1-the-cell-membrane https://openstax.org/books/anatomy-and-physiology-2e/pages/3-2-the-cytoplasm-and-cellular-organelles https://openstax.org/books/anatomy-and-physiology-2e/pages/3-3-the-nucleus-and-dna-replication https://openstax.org/books/anatomy-and-physiology-2e/pages/18-3-erythrocytes